🚨Manisa Ruh Sağlığı Hastanesi'ne Mahkeme Kararıyla Götürülmem ve Heyet Sürecim
Geçen gün annemle birlikte mahkeme kararıyla polis eşliğinde Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'ne götürüldük.
Yaklaşık 5 yıl önce yaşadığım bir olay nedeniyle aldığım ceza kapsamında, mahkeme kararı ve savcılık talimatı üzerine Manisa Ruh Sağlığı Hastanesi'nde heyete çıkmam ve idrar tahlili vermem gerektiğine karar verilmişti. Bu nedenle polis ekipleri eşliğinde hastaneye götürüldüm.
Sabah saat 08.30 civarında annemle birlikte kalktık, kahvaltımızı yaptık. Daha sonra tuvalete gittim ve hazırlandık. Otobüse binerek karakola gittik ve görevli polislere geldiğimizi söyledik. Bir süre bekledikten sonra polis aracı ayarlandı ve Manisa Ruh Sağlığı Hastanesi'ne gitmek üzere yola çıktık.
Özel polis aracıyla hızlı bir şekilde ilerlediğimiz için İzmir'den Manisa'ya yaklaşık 40-45 dakika içerisinde ulaştık. Normal turizm otobüsüyle bu yolculuk yaklaşık 1-1,5 saat sürebiliyor.
Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'ne vardığımızda öncelikle poliklinik bölümünden kayıt işlemlerimizi yaptırdık. Daha sonra doktorum olan Bektaş Bey'in yanına gittik. Annemle birlikte doktorla ayrıntılı şekilde görüştük ve yaşanan süreci anlattık.
Doktor bana, "Bu geçen yıl yaşanan olayla ilgili olarak denetimli serbestlik kapsamında imza atmaya gitmemişsin. Bunun sebebi nedir?" diye sordu.
Ben de o dönemlerde psikolojik olarak çok kötü durumda olduğumu, ilaçlarımı düzenli kullanmadığımı ve denetimli serbestlik görevlisinin bana yüzde 80 engelli raporum olduğunu, bu nedenle imzaya gitmeme gerek olmadığını söylediğini ifade ettim. Bu yüzden imza işlemlerine gitmediğimi anlattım.
Görüşmeden sonra doktor, idrar tahlili vermem gerektiğini ve ardından saat 15.30-16.00 civarında heyete gireceğimi söyledi. O sırada saat henüz sabah 10.00 civarındaydı.
Daha sonra laboratuvar bölümüne giderek idrar tahlili için sıraya girdik. Ancak ne kadar beklesem de idrarım bir türlü gelmedi. Yanımdaki polis memuru bana su içmemi, hatta su sesi dinlememi önerdi.
Yaklaşık 3 litre su içmeme rağmen saat 12.30 olmuştu ve hâlâ idrar yapamıyordum. Bu durum beni çok strese soktu. Polis memuru, "Eğer idrar tahlilini vermezsen heyete çıkamazsın, savcı durumunu değerlendirir ve cezaevi süreci olabilir" şeklinde uyarıda bulundu.
Bu sözleri duyunca büyük bir panik ve korku yaşadım. Vücudumdan terler akmaya başladı. Çok telaşlandım. Sonrasında idrar kabını alarak tekrar tuvalete gittim. Çeşmeyi açıp su sesi dinledim, hatta bol miktarda su içmeye devam ettim. En sonunda idrarımı verebildim ve heyet sırasına geçtik. "Oh be.".. diyerek rahat bir nefes aldım ve artık heyet saatlerini stresli bir şekilde beklemeye devam ettik.
Saat 14.00 civarında heyet işlemleri başladı. Önümüzde yaklaşık 65-70 kişi vardı ancak işlemler hızlı ilerliyordu. Saat 16.30 civarında sıra bana geldi ve heyete girdim.
Heyette doktorum Bektaş Bey de bulunuyordu. Heyetteki başka bir doktor bana, neden denetimli serbestlik şartlarını yerine getirmediğimi ve imzalara gitmediğimi sordu.
Ben de o dönemde ilaçlarımı düzenli kullanmadığımı, yüzde 80 engelli raporum olduğunu, şizofreni ve psikiyatrik rahatsızlıklarım nedeniyle zaman zaman aylarca evden çıkamadığımı ve bu nedenle imza işlemlerini aksattığımı saygılı bir şekilde ifade ettim.
Heyet doktoru bana, "İlaçlarını düzenli kullanman gerekiyor. İlaçlarını kullanmadığın zaman bazı sorunlar yaşayabiliyorsun ve tekrar suça karışma riski oluşabiliyor" şeklinde uyarıda bulundu.
Daha sonra "Tamam, gidebilirsin" dedi ve gerekli işlemleri tamamladı. Rapor ve belgeler polise teslim edildi.
Saat 17.00 civarında Manisa'dan İzmir'e doğru dönüş yoluna çıktık. Yaklaşık 18.30 civarında İzmir Karabağlar'a ulaştık.
Benim en çok korktuğum konu, idrar tahlili sonrasında hastaneye yatırılma ihtimaliydi. Çünkü bazı durumlarda polis kontrolüyle gelen kişilerin Manisa Ruh Sağlığı Hastanesi'nde bir süre yatarak tedavi gördüğünü biliyordum. Çünkü daha önce yıllardır Manisa psikiyatri erkek servislerinde yattım. Bu durum bana cezaevi gibi ağır bir süreç gibi geliyordu. Neyse ki benim için böyle bir yatış kararı verilmedi.
Ben yüzde 80 psikoz ve şizofreni tanısı bulunan, ağır engelli raporu olan, evde bakım desteği ihtiyacı belgelenmiş bir hastayım. 21 yaşından beri şizofreni ve çeşitli psikiyatrik hastalıklarla mücadele ediyorum. Şu an yıl 2026 ve şu an yaşım 42 hemen hemen 21 22 yıllık kronik derecede şizofren hastası sayılırım.
Ayrıca 2025-2026 yıllarında farklı bir olay nedeniyle tedavi gördüğüm Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından, ceza ehliyeti olmadığına ve ruhsal durumum nedeniyle akli dengesi yerinde olmadığına dair raporlar düzenlendi.
Bu raporlar sayesinde bazı ağır ceza ve asliye ceza dosyalarımda lehime değerlendirmeler yapıldı. Bazı dosyalarımda ceza indirimi uygulanırken, bazı dosyalarımın da kapanma sürecinde olduğunu düşünüyorum.
Ancak Manisa Ruh Sağlığı Hastanesi'ndeki zorunlu tedavi süreçleri, ilaç takipleri ve heyet kontrollerinin benim için uzun süre devam edecek bir süreç olduğunu düşünüyorum.
Bu yaşadığım süreç benim için hem fiziksel hem de psikolojik olarak oldukça zorlayıcı bir deneyim oldu.
